Trafik Kazası Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süresi Nedir?
Trafik kazaları sonrasında ortaya çıkan maddi ve manevi zararların giderilmesi için mağdurlar tarafından tazminat davası açılması mümkündür. Ancak bu talepler zamanaşımı süresine tabidir ve sürelerin doğru değerlendirilmesi, hak kaybını önlemek açısından kritik önem taşır. Türk hukukunda trafik kazalarından doğan tazminat taleplerine uygulanacak zamanaşımı, hem genel hükümler hem de özel düzenlemeler çerçevesinde belirlenir.
Bu yazıda trafik kazası tazminat davalarında zamanaşımı süreleri, başlangıç anı, istisnalar ve uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar kapsamlı şekilde ele alınmıştır.
1. Trafik Kazası Tazminat Davalarında Genel Zamanaşımı Süresi
Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre trafik kazalarından doğan maddi ve manevi zararların talebi için 2 yıllık bir zamanaşımı uygulanır. Bu süre;
- Zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihte başlar.
Ancak kazanın meydana geldiği tarihten itibaren her halükârda 10 yıllık üst sınır uygulanır. Bu süre dolduğunda, zararın sonradan öğrenilmesi gibi durumlar dahi talep hakkını canlandıramaz.
2. Zamanaşımı Süresini Uzatan İstisnalar
Trafik kazasının aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi halinde, tazminat davasında uygulanacak zamanaşımı, ceza davasındaki dava zamanaşımı süresidir.
Bu durumda trafik tazminat taleplerinde süre:
- 2 yıl / 10 yıl kuralının üzerine çıkar,
- Ceza kanunundaki zamanaşımı süreleri geçerli olur.
Örneğin;
- Taksirle yaralama suçunda ceza zamanaşımı 8 yıldır.
- Taksirle ölüme neden olma suçunda bu süre 15 yıla kadar çıkabilir.
Bu nedenle kaza bir suç niteliği taşıyorsa tazminat davası için daha uzun bir hukuki süreç söz konusu olabilir.
3. Destekten Yoksun Kalma ve Sürekli İş Göremezlik Tazminatında Zamanaşımı
Trafik kazalarında en sık görülen tazminat türlerinden bazıları:
- Destekten yoksun kalma tazminatı
- Sürekli iş göremezlik tazminatı
- Geçici iş göremezlik tazminatı
- Araç değer kaybı
- Maddi hasar bedeli
Bu tazminatlar için de aynı zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak özellikle destekten yoksun kalma tazminatı, kazanın ölümle sonuçlanması nedeniyle mirasçılar tarafından talep edildiğinden, süre hesabı titizlikle yapılmalıdır.
4. Sigorta Şirketine Başvuruda Zamanaşımı
2918 sayılı KTK ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) mevzuatına göre tazminat taleplerinde önce sigorta şirketine başvuru yapılması gerekir.
Sigorta şirketine doğrudan başvuru ve akabindeki dava süreçlerinde zamanaşımı süresi durmaz; işlemeye devam eder. Bu nedenle mağdurların başvurularını geciktirmemesi, belgeleri eksiksiz sunması ve süre dolmadan dava açması önemlidir.
5. Zamanaşımı Süresinin Başlangıcı Nasıl Belirlenir?
Uygulamada zamanaşımı başlangıcı çoğu kez tartışma konusu olur. Aşağıdaki kriterler yol göstericidir:
- Kaza tarihi,
- Zararın ortaya çıktığı veya raporlandığı tarih,
- Failin kimliğinin öğrenildiği tarih,
- Ceza soruşturmasının sonuçlandığı tarih.
Zararın oluşması ve failin bilinmesi, süre başlangıcını etkileyen temel unsurlardır.
6. Zamanaşımının Kesilmesi ve Durması
Türk Borçlar Kanunu’na göre bazı işlemler zamanaşımını kesebilir:
- Borçlunun tazminat talebini açıkça kabul etmesi
- Mahkemeye başvuru
- İcra takibi
- Delil tespiti istemi
- Sigorta şirketine yapılacak yazılı ihtarlar (her zaman garanti değildir)
Zamanaşımı kesildiğinde süre yeniden işlemeye başlar.
7. Mağdurlar İçin Pratik Öneriler
Trafik kazası mağdurlarının hak kaybına uğramaması için aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi gerekir:
- Kaza sonrası raporlar, fotoğraflar ve tutanaklar eksiksiz şekilde saklanmalı
- Ceza soruşturması başlatılmışsa süreç takip edilmeli
- Sigorta şirketine başvuru geciktirilmemeli
- Zamanaşımı yaklaşmadan dava açılmalı
- Uzman bir avukattan hukuki destek alınmalı
Zamanaşımı davanın kaderini belirleyen kritik bir unsurdur. Sürenin kaçırılması, en haklı tazminat talebinin dahi reddedilmesine yol açabilir.
Sonuç
Trafik kazası tazminat davalarında zamanaşımı süreleri, kazanın niteliğine, zararın ortaya çıkışına ve olayın ceza hukuku kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediğine göre değişebilir. Genel olarak 2 yıl ve 10 yıl sınırları uygulanmakla birlikte, suç teşkil eden kazalarda ceza zamanaşımı süreleri devreye girer.
Bu nedenle her olay kendi içinde ayrı değerlendirilmelidir. Süre hesaplamasının doğru yapılması, tazminat hakkının kaybedilmemesi açısından hayati önemdedir.

Yorum bırakın